O akşam aslında sıradan başlamıştı.
En yakın arkadaşımın evine davetliydim. Uzun zamandır görüşememiştik. “Gel, biraz otururuz” demişti. Ben de fazla düşünmeden kabul etmiştim.
Kapıyı o açtı.
Ama asıl dikkatimi çeken o değildi.
Arkasında duran eşiydi.
Daha önce birkaç kez görmüştüm ama bu kadar yakından hiç bakmamıştım. Saçlarını toplamıştı, üzerinde sade ama dikkat çeken bir elbise vardı. Göz göze geldiğimiz an, garip bir şey oldu.
Bakışını hemen kaçırmadı.
Ben de kaçırmadım.
“Hoş geldin,” dedi.
Ses tonu normaldi ama içinde tarif edemediğim bir sıcaklık vardı.
İçeri girdim. Oturduk, sohbet başladı. Her şey olması gerektiği gibiydi. Kahkahalar, eski anılar, sıradan konuşmalar…
Ama arada bir gözüm ona kayıyordu.
Ve her seferinde…
O da bana bakıyordu.
Bu durum başta tesadüf gibi geldi. Ama tekrar ettikçe bunun bilinçli olduğunu hissettim. Sanki aramızda kimsenin fark etmediği, sessiz bir iletişim vardı.
Bir süre sonra arkadaşım telefonla konuşmak için başka odaya geçti.
Salonda sadece ikimiz kaldık.
Sessizlik birkaç saniye sürdü.
Sonra bana doğru hafifçe yaklaştı.
“Beni süzüyorsun,” dedi, gülümseyerek.
Hazırlıksız yakalanmıştım.
“Yok, sadece…” dedim ama devamını getiremedim.
“Devam et,” dedi.
Bir adım daha yaklaştı.
Kalbim hızlanmıştı. Bu yanlış bir durumdu. Hem de fazlasıyla yanlış. Ama garip olan şuydu…
Geri çekilmek istemiyordum.
“Fark etmem zor değildi,” dedi. “Ama hoşuma gitti.”
Bu cümleyle birlikte ortam tamamen değişti.
Artık sıradan bir sohbet değildi bu.
Aramızda çok ince ama çok güçlü bir çizgi oluşmuştu.
“Elinde değil bazen,” dedim.
“Evet,” dedi. “Bazı şeyler kontrol edilmez.”
Gözlerimiz yine buluştu.
Bu sefer daha uzun sürdü.
Bir adım attım.
O da geri çekilmedi.
Aramızdaki mesafe neredeyse yok oldu. Nefesini hissedebiliyordum.
“Bu yanlış,” dedim, ama sesimde kararlılık yoktu.
“Biliyorum,” dedi. “Ama yine de buradasın.”
Haklıydı.
O an geri dönmek mümkündü. Ama hiçbirimiz dönmedik.
Elimi yavaşça beline koydum. Gözlerim yine dudaklarına kaydı. O da bunu fark etti.
Bir saniyelik sessizlik…
Ve sonra dudaklarımız buluştu.
Kısa bir an değildi bu. Yavaş, kontrollü ama yoğun bir yakınlıktı. Sanki uzun zamandır bastırılmış bir şey, sonunda ortaya çıkmıştı.
Bir anda geri çekildi.
Adımlarını geriye attı.
“Dur…” dedi, nefes nefese.
İkimiz de ne yaptığımızın farkındaydık.
Ama işin garibi, pişmanlık hissetmiyorduk.
Sadece…
Daha fazlasını isteme hissi vardı.
O sırada içeriden arkadaşımın sesi geldi.
“Geliyorum!”
Birbirimize baktık.
Hiçbir şey söylemedik.
Ama o an ikimiz de şunu biliyorduk…
Bu bitmemişti.
Seks Hikayesi, Sex Hikayeleri, Porno Hikaye Yaşanmış seks hikayeleri ve Birbirinden güzel sikiş anılarını pornosexhikayeleri.com ile okuyun! Bol 31'li günler dileriz.